Haberler

YAP 2015

YAP 2015 başvuru dosyaları hazırlandı.

Başvuru metni;

Indiana Jones serisinin 3üncü filminde Harrsion Ford’un yüzündeki yara izini açıklayan bir sahne bulunur. Gençliğinde Indy, Fedora Çetesini takip ederken, deneyimsiziğiyle vurduğu kırbaç, çenesinin sol altına çarpar ve kalıcı bir yara izi bırakır. Aslında filmin çekiminden 27 sene önce Harrison Ford, Volvo marka aracı ile telefon direğine çarpmış ve çenesindeki kalıcı iz oluşmuştur. Spielberg, çenedeki izin hikayesini yeniden anlatarak kurgusal dünyayı ve gerçekliği birleştirmiş, verinin her iki dünyayı da etkilemesini sağlamıştır.

Mimari ise zaten spesifikliğini verileri yeniden kullanabilmesi oranında sağlar ve belirli bir gerçeklikten yoksun olduğunda anlamsızlaşır. YAP 2015 Proje başvurumda yeniden kullanımı, geleneksel sürdürülebilirlikten ziyade, üretken bir tasarım prensibi olarak tartışmak istiyorum.

Bir proje için kullanılan veriler, inşai bir detay olabildiği gibi çevresel etkenler de olabilir. Heterojen olan veriler topluluğu, her tasarım sürecinde birleşmeye ve yeniden homojenleşmeye başlar. Bu portföyde bulunan projeler de hikayenin yeniden anlatımı, tipolojik değişim ve döngünün görüntüleri gibi farklı açılardan yeniden kullanımı ele almaktadır.

İlk proje, Rudin Evi’nin hikayesidir. Mevcut Rudin Evi’nin kavram ve bağlamı ile projenin öncesi ve sonrası kurgulanır. İkinci proje yeniden yapılandırmalar üzerine bir araştırmadır. Proje bir şehirde alternatif melezler oluşturabilmek için program ve mimari tarzın birbirinden bağımsız olan döngüsünü ve şehirdeki tipolojik kullanımı analiz eder. Üçüncü proje ise döngüleri birer imge olarak araştırır. İmalatın döngüsü, malzeme döngüsü ve yapının yaşlanma döngüsü projede imge olarak iç içe geçmektedir.

Yeniden kullanım için mekânsal bağlamlar mı önemlidir yoksa kullanıcılar mı?

Ortak kullanım alanı için mekânsal bağlamlar mı önemlidir yoksa kullanıcılar mı?

Mimarlar çeşitli şekillerde bağlamsal verileri veya belirli bir durumu kullanır. Bir süredir İstanbul’da sürekli bir değişim yaşanmakta ancak son zamanlarda bireyler arasında başlayan fikir ayrılıkları ve etkilediği koşullar, şehri her zamankinden daha tutarsız hale getirmektedir.

Ortak alanlardaki veriler ve hatta tutarsızlıklar, kullanıcının ortak alan ile nasıl bir etkileşimi olacağını ve bir durumu nasıl etkileyebileceğini sunabilmelidir. İnanıyorum ki yeni ortak alan, sadece bağlamın koşullarından değil, kullanıcıların koşullardan da oluşmalıdır.

Yeniden kullanım açısından ortak alan nedir? Yeniden kullanılabilir ortak alan nedir? Yeniden kullanılan; yeni kalmaya mı çalışmalı yoksa değişebilmeli midir? Alan; tasarımcı tarafından tanımlanmış bir kompoziyson mudur yoksa geçicilikleri tetikleyen ve görünür kılan çoğul bir durum mudur? Ve kullanıcı, mekanda bulunan bir aktör müdür yoksa mekana bir etken, bir üretken midir?

Derin Özken